Bazen yaptıklarımız ya da yapmadıklarımız, söylediklerimiz ya da söylemediklerimiz ile bilmeden başkalarına neler yapabildiğimizin farkında mıyız?

Siz bir ortamda herhangi bir şeyden bahsederken, orada bulunan biri, “Şimdi bunu bana mı dedi? Öyle mi demek istedi? Yoksa bana mesaj mı verdi?” diye kendini perişan edebilir hatta için için size kırılabilir bile. Hâlbuki sizin hiç böyle bir niyetiniz olmayabilir.

Sözcüklerin sihrine inananlardansanız o kişi üzerinde farklı izler dahi bırakmış olabilirsiniz.

Aslında olan sadece o kişinin deneyimleri ile beyninde yarattığı varsayımlardan başka bir şey değildir.

Bu durum herkes için olasıdır. Bir patron düşünelim, patron bir toplantı esnasında örnek olsun diye bir olayı anlatırken, Satış Müdürü içinden şöyle şeyler geçirebilir “geçen gün geciken sevkiyat için bana laf çarpıyor kesin… Hayır, ne gerek var şimdi bu kadar insanın içinde bunu ima etmeye, altı üstü küçük bir hata. Yok, kesin bana kafayı taktı, ay bu şimdi beni kovmak için ortamda kolluyordur. Of işsiz mi kalacağım?”

Bu senaryo nerelere kadar uzatılabilir farkında mısınız?

Şimdi de diğer taraftan bakalım…

Patron, Satış Müdürü ve sürekli iş yaptıkları hatırı sayılır müşterileri ile iş yemeğinde olsunlar. Müşteri satış Müdürüne küçük kızının nasıl olduğunu sorduğunda Satış Müdürü de, bir iki gündür ateşinin çıktığını, bir önceki gecenin sıkıntılı geçtiğinden bahsederken patron “ııh, yarın izin almanın yolunu yapıyor, bana ufaktan imalarda bulunuyor, yarın ne kadar önemli bir sunumumuz olduğunu da biliyor. Bu aralar biraz garip davranıyor zaten, bugün toplantıda da suratını asmış öyle dalgın dalgın bakıyordu. Yok, kesin iş falan da bakıyordur bu.”

Olur mu? Olur…

Belki de kafamızın içinde en çok vızıldayan şey varsayımlarımız ile besleniyor. Senaryolar yazmamıza, sonra da bu senaryoya göre hareket etmemize sebep oluyor. Bu gibi durumlar, sevgilimizle, eşimizle, arkadaşımızla da olabilir.

Yukarıda ki örnekteki patron-çalışan ilişkisi bu şekilde devam ederse sonuç ne olur dersiniz?

“İnsanlar arasındaki güç ve kontrol mücadelesi varsayımlar ve kişisel algılamalar ile ilgilidir. Cehennem rüyamızın temelinde bu vardır” (Don Miguel Ruiz- Dört Anlaşma / Toltek Bilgelik Kitabı)

Sevgiler.

18.01.2016

18 Comments

Comments are closed.